Salı, Ekim 18, 2016

Son Instagram Tespitlerim..





1) İnsanların Instagram'da paylaştığı tüm New York, Amsterdam hatta Gaziantep fotografları hep aynı yerlerden oluşuyor.(ben de dahil)


    Kanal, bisiklet, harflerden olusan Amsterdam yazısı, Flatiron, Times Square, Brooklyn Köprüsü


    Milyar adette olup tek bir canlı türünün hepsinin aynı davranışları göstermesi.. Çok sıkıcı.. Yeni   ara türler oluşmalı. Yalnız lütfen zararsız, saygılı..


2) Instagramdaki tüm plates hocaları bütün gün video mu cekiyo?




Evet 2 tespitim var su an.




#instamood #instashot #ohmygodnessensevdigimbina #ny #fitol #kifitkalasin









Çarşamba, Haziran 22, 2016

Yüzyılın Sorunsalı

Önem sırasına göre;


1. "İletildi"
2." Okundu"
3." Last seen" ( gizlenebilir olduğu için last seen'in önceliği 3.sıraya gerilemiştir.)

Kahrolsun Endüstri 4.0!

Tşk.



bir yerlerde

 Bir yerlerde aksam olurken, bir yerlerde daha yeni sabah oluyor. Barbados adaları mesela..

 Aksam sahildeki barda calisan barmenler,  uff simdi kim sandalyeleri kaldirip, siyahlasmis toz    beziyle barin üzerini temizleyecek diye söylenip, kahvalti hazirlama sirasi konusunda kavga ediyor    olabilirler.

 Basit temiz bir söylenme. Kim ne diyebilir?


Salı, Ağustos 05, 2014

söylenmeler



Truth is stranger than non-fiction.

Mutluluğu kovalamaktan ileri geliyor mutsuzluk. Ama cennet de aramadan bulunmuyor ki! (demis birileri)

Kızı prenses olsun diye ülke satın alan bi adam vardı.

Çocuk gibi hiç düşünmeden 10 saat çizgi film izlenilesi. Piril piril bir beyin icin.

 “Tehlike! İnsan elindekileri tehlikeye atabilmeli. O seslere, başkalarının ne düşündüğüne aldırmamalı. Zor olana cesaret ederek kendi adına hareket etmeli. Hakikatle yüzleşmeli.” Mansfield


Böyle böyle söylenmeler bugün...

Pazartesi, Şubat 24, 2014

ice ice baby



ays ays beybi..

url: https://www.facebook.com/pages/Dangerous-Minds/101990813189245

 hic kimselerin seni anlamadığını, tüüm dünyanın sana karşı olduğunu duşunduğun o an işte, buz küplerini yüzüne yapıştırman ve şuraya bakalım lütfen diyen fotografçıya içinden söverek oraya bakmanla tüüm dertlerin süzülüp gider, akar gider, akar akar akar... buztuz..

Cuma, Ekim 18, 2013

Guşlar...

üff çok oldu yazmayalı.

Bir insan blog tutup, bloglarını okuyup da yazmaz mı? Yazmaz..

Ne bilim hayat 2008'den beri sanki çok daha hızlı akıyor, 2009'dan beri yaza giriyorum bir anda kış geliyor, 2011'lerden beri ya ne zaman 2 yıl oldu bu eve taşınalı şeklinde sanrılar geçiriyorum ki 2013'e geldik işte ve bitiyor bile o da..Bağlaçlar arasında ve bir zaman tekerlemesi içinde yuvarlanmaktaydı...

Dedim ki otur başına yazarsın ki öyle oluyor gerçekten.. Yazmak... Yazanlar için istemsiz, nereden geldiğini anlayamadığın ve beyninden 1 nanosaniyede parmaklarının uçlarına inip, klavyede doğru harfleri bulduran adını koyamadığın bir şey.. Mecazi anlamda çok şey aradım yerine koyayım diye ama bulamadım, patlıcan bile geldi aklıma töbe..

Ya işte böyle, yazarım bir başlıyım dediğim an 6. satıra gelmişim bile, cümle kurmayı özler mi bi insan. Özlüyor arkadaşım işte..

Havalar birden dönüp, sarı yapraklar başımdan aşağı düşerken, sanki hayatımı dünyanın en iyi yönetmeni beni izliyormuş gibi yaşıyorum diyordum bugün mesela. Yani bir bisiklete binişim var, gören deli diyordur, bu ne diyordur, belki de gülüyordur arkamdan. Ama evde ya da sokakta, yürürken ya da bisiklette azıcık şarkı mırıldanıyorsam kime ne, ya da dans ediyorsam biraz da, size ne, sizden de banane... İşte o yönetmen çok gizli gizli beni izliyor, ben bisikleti sürerken yan kameradan denize bakan gülen gözlerimi, kediye bakan ayyy çok tatlı bakışlarımı, ufka bakan ve derin bir ııııhhhh çeken hallerimi çekiyor sanki. Bir gün kurgusu tamamlanmış üzere sinemalarda falan mı gösterilecek sanıyorum kendimi. Tam bir Truman Show vakası mıyım neyim?

Artık uzun yazılar okunmuyor biliyorum, bir Ayşe Arman falan hala ve israrla öyle çarşaf çarşaf röportaj yayınlıyor, bir şeyler anlatiyor.

Yapraklar sarı sarı başımdan düşerken mutlu oluyorum yine Volume II, sanki yönetmenim yeni bir sahne çekiyor gibi.. Rüzgar wuuuuuhhhhuuuu diye ses çıkartırken ellerimi çeneme dayayıp camdan görebildiğim en uzak yere bakma triplerinde buluyorum kendimi. Bunlar hep can sıkıntısı.. Hayvan sevmek iyi geliyor böyle zamanlarda, kedi , köpek, artık kuş falan ne bulursanız. Kuşlar sevdirmiyor ama en son Kadıköy'de bir hastanenin bahçesindeki kuşlar, kahvaltıma çok büyük dadanmış, ufaladığım ekmek parçasına vampir gibi uçuşmuşlardı. Benden 1000 kat küçük serçeden bile ödüm kopmuştu. Aç olan her canlı biraz ürkütücü sanırım. Karnı doymuş tüm canlılara sevgim sonsuz diyerek konuyu kapatalım, kan şekerleri hiç düşmesin allam.

bişi söyliim mi çok haklılar...

Cuma, Eylül 21, 2012

uzay-an günler misali

 
 
Bazı şeyler ( N.Ş.A deniz seviyesi, 0c, basinc normal..)
 


Bu fotograftaki 3 kişiden biri olmanın dayanılmaz hafifliği. 2 çocuk ve 1 maymun ve bir de paten



Empati sempati anti-pasti !

 
ve, ah be işte bu diyerek fotografı çeken üzülünülesi insan... ben de ulan ben de...
 
 
Tercihler...
 
 
 
haha!

ne bilim dediğin şeyleri aslında biliyor olduğunun kandırıkçılığı ve kibarcıklığı ila ...

Salı, Temmuz 17, 2012

düşünceler ve söyleşiler

düşünceler ve söyleşiler

bazen çok iş var, ama sanki niye?

neden insanlar çirkinleşir, çirkin olmak biçimsizlik olmak değildir. Kişi kendisinin aynasıdır ya da mıdır?

ne ekersen onu biçersin acaip doğru laf

emin olduğun şeyden haberin oluyor, çok sıkıcı

Mutluluğu kovalamaktan ileri geliyor mutsuzluk gibi bir cümle kalmış aklımda

Salı, Ocak 31, 2012

gununkarlifotosu.com


sabah servisin camından gördüm , hemen 1.köprü yolunda. yeminle ...

Çarşamba, Ocak 11, 2012

fotomanias

Evet sayın seyirciler Manyas Gölü'ndeki 5.günümüz de öylesine geçti gitti. Senin günün havasız ofisinin masasında mailler akıp gider işler beklerken, kah facebook'da bakınmakla kah gtalk da laklakla geçti. Olsun geçen giden gün oldu. Manyas Gölü bana işte bunu öğretti. Çok uzatmadan fotograflara geçicem ama önce Manyas Gölü dedi ki:

Kişinin kendisiyle kurduğu samimiyet onu ayrı yönlere götürebilir. (hayırlısı)



Daha baştan bok atma dii mi ama, bi sakin ol. ben de kimbilir nerde gördüm de aldım, ama bi yerde gördüm tabii. ( hayırlısı)


Agatha Christie sörfçüymüş..


Unicef kartlarını hep sevdim, bu öyle bişey değil ama benziyor nehirde çamaşır yıkayan insanlar ne güzel görünüyor..


RESPECT


kaçın guşlar!



Dragonborn! daha ne olsun
                                                                  
                                                                     


İspanyol mimik. biz de sadece fatih terim bu mimikleri yapabiliyor, Türk olmasına rağmen



bobiler.örg


çok özendim.


İlkokulu siyah önlükle okuyanların bir de sınıfta kümeleri olurdu. Öğretmen 5-6 kişiyi gruplar öyle oturturdu. Tembeller tembellerle, çalışkanlar çalışkanlarla. Bu kümelere bi isim verirdik, biri o kümenin başkanı, yazıcısı, sözcüsü falan olurdu. Bu ufak organizasyon yapısı tabii ki hiyerarşiye de sahip olurdu. Konu anlatımına gelindiğinde önemli kişiden en önemsiz kişiye doğru bir sıra izlenirdi. İşte biz de bir gün kümemizin adını he-man kümesi koymuştuk. Başkan He-man'di. (öğretmenin oğlu), ben Şila olmuştum. Ondan bendeki yeri ayrıdır Şila'nın.


the truth is out there. değil mi

Çarşamba, Aralık 14, 2011

fotognanik

birikmiş fotografların polis bilgisayarıma baskın yapmadan yayınlamanın tam sırası !



Mad about you! '99-'00 arası sabah 6' da kanal d'de izleyen bir ben vardı, benden içeri.. Bugün bir Jamie olmak kolay diil.


Keza Indiana Jones'a kimin diyecek bir lafı olabilir?


 
David Tannent olmasa Dona Noble da olmazdı...



He-Man'in filmi çekiliyormuş, kim oynayabilir? Tahminleri alalım..



Görünce gözlerim yaşardı. cidden.




Bu da göz yaşartabilir


EAAASSSLEEENN !!

yalan mı ?




Tabii ki Japonlar.. ilahi komedyalar böyle şaka mı olur


Perşembe, Aralık 08, 2011

Motto Kullanma Talimatı

 


Twitter 2011'de panpişler ve cicişlerle yıkılırken biz de boş durmadık. Bir ekip çalışması ile hadiseden olma gwyneth paltrow'dan doğma tnuk edzog ve ben sayesinde, en popülatire motto listesi aşağıda keyifle sıralanmakta, sıralanırken gıdıklanmakta ve fingirdemektedirler;

1. CİCİŞLER ALKOL KULLANMAZ....

Bir numaralı mottomuz son ayların sansasyonel ve iq seviyelerinin 300 olduğumuzu düşündürtmeyi başaran ciciş kardeşlerden; (gugıllayınca daha müstehcen fotolarına ulaşılabilir)

Mottoyu Kullanma Talimatı : Eşek kadar Hello Kitty sticker'ı olan pembe bir cipin varsa, ve bir gün alkol kontrolü yapan eblehh bir polise yakalanırsan, seni kurtaracak tek motto bu olacaktır, tüm hayatına korkmadan uygulayabilirsin. Diğer durumlarda pek işe yaramadığı labrador  testlerinde kanıtlanmıştır.

2.PANPİŞLERİN MORALİ HEP YÜKSEKTİİRRR :)

İkinci sırada lügatımıza panpiş kelimesini kazandıran Hilal Cebeci var. 34.934 adet attığı Tvitleriyle, hem güzel hem zeki dedirtiyor maşallah, tvitine bandığım..(emotion efekti bize ait değil, aynen kendi ağzından paylaşıyoruz )

Mottoyu Kullanma Talimatı : Bu motto doz aşımında, memene nazar boncuğu yapıştırmak suretiyle tanımadığın 20 bin kişiyle paylaşma hissi uyandırabilir. (memesine nazar boncuğu yapıştıran poposuna neler yapıştırır kimbilir diye düşünmeden edemiyor insan) Kırsal kesimde oturan, bıyıklı ve evde don atlet dolaşan erkeklerle evli kadınların kullanması sakıncalıdır. Kadına şiddete hayır ve cinsel eğitim çocukluktan verilsin diyen ortalama gerzo bir insan için bu mottonun, günde 2 defa, aç karnına alınması tavsiye edilir. Tavsiye edilen dozda, hamilelerin kullanmasında herhangi bir sakınca görülmemiştir.

3. GÖZÜME İNANIRIM HAYDİ ZIPLA!

Üçüncü sırada eskilerden bir kuble geliyor. Söz anonim olarak geçmiş albüm bilgilerinde.
 Müzik piyasamızda ben bu şarkıyı çarptım çıldımın kibar hali anonimdir. Ancak motto takdire şayan.

Mottoyu kullanma talimatı : Bu mottoyu yaşamının her alanına uygulayabilirsin, tüy dökmez, koku yapmaz,ağrısız sızısız kesin çözüm. Bir bebeto olur hayatına devam edersin. Belli bir dönem geçtikten sonra gazetelerin internet sayfalarındaki fotograf bölümünde, diğer kendinden haber alınamayan mottocular ile birlikte'' Şimdi Nerdeler'' başlığıyla göz de doldurabilirsin . Ancak bu tür sayfalarda, çıplah kadınlara daha çok bakıldığından tıklanma oranındaki düşük seviye için moralini bozmazsan ,4.mottoyu kullanmaya başlayıp, hayatını farklı bir level'a da taşıyabilirsin.

4. ALIRIM SENDEN TÜM YETKİMİ, ALIRIM SENDEN TÜM SEVGİMİ, çikita muzz muz muz

Son mottomuz ise kendisini Türkiye'nin Word Starı ilan eden, Justin Bieber, Brad Pitt, Çağatay Ulusoy ve Kıvanç Tatlıtuğ gibi yakışıklı kategorisinde, popülatiresi 2011'de çok sükse yapmış türevlerine kafa tutan, düvelloya davet eden, kepek sorunu yaşayan Ajdar Anık'dan geliyor.

Mottoyu Kullanma Talimatı : Bu mottoyu benimserseniz gönül gözünüz açılır ve hayata Ajdar Anık gözüyle bakma mertebesine erişirsiniz. Yalnız bu mottoyu uygulayabilmek afedersiniz kıç ister olup, hayatınızın her alanına yaydıktan sonra başarı ancak ve çok zor gelir. Merkür geri giderken uzak durmanız ise uzman tavsiyesidir. Her gün bir adet çikita muz mottonun etkisini arttır, hamileliğin 2.ayından itibaren kullanıldığında, doğacak çocuk üzerine telafisi olmayan tahribatlar gerçekleştirdiği görülmüştür.

Hadi hayırlı ve yepyeni 2012 mottoları sizlerA, bunlaRn zamanı geçmek üZre muhtereMMM dinleyenlrMM..(zeki müren kibarcıklığında yine)

ÇOK ÖNEMLİ NOT:  Ayrıca bunlardan daha gözü pek yorumları, daha açık saçığını, hepimizin okuyup ders çıkaracağı en sağlam video ve fotografları ; Türk Erkeğinin İnternet ile İmtihanı olan http://www.haserkek.com/ dan okuyun. Pişman olan panpiş, cinciş olsun maşallah

Cumartesi, Aralık 03, 2011

lady gaga'nın kısa filmi


neymiş efendim bu görkemli kaybedenler havalarından sıkılmış insanlar.. Oyunculuğunu beğendim, konuşma sesi de ne güzelmiş. kısa filmi de kendisi yönetmiş, ve dans sınıfı sahnesinde o topuklu ayakkabıları ve hafif büyük poposuyla ne de güzel dansediyor. kuvetteki çıplak çıldırma sahnelerini beğendim.. ilginç bi bilgi farmville'de puan kazanınca mı ne bu şarkı çalıyomuş ve bi de yayıncı kuruluş kesmeden yayınlıcaksanız yayınlayın ulan demiş, kasedi bırakmış gitmiş..

Çarşamba, Kasım 30, 2011

fotogramik


 51.bölge'yi gezmeye gelen balayındaki çift gördükleri ufolar, uzaylılar karşısında şaşkın.. Çenesini gömleğiyle kapayan şahıstan halen haber alınamamış. Hanım kızımızda iş var.



Yüzünü kapayan Bertrant Cantat..Bordeaux'lu Noir Desire grubunun solisti. Sevgilisini döverek öldürdüğü için tutuklandığı sırada çekilmiş. Polis de üzülmüş. Cantat'ın o sırada hamile olan karısı mahkemelerde eşini savunmuş ve onun için dua etmiş. Ama 2007'de şartlı tahliyesinden sonra o da intihar etmiş. Bu adamın bu haline hep üzüldüm, hep ağlıyordu mahkemelerde, üzülmesem mi, üzülsem mi ikilemdeyim.



Kırmızı pantelonlu kız: Kalbinden akan çeşmeden ne aksa içerim Eröööl.. 


popoya olan ilginin sanat tarihi ile harmanı. Louvre'dan sevgiler..


JAne Fonda= Original hipster


mavi ojem olmadığından moda blogu işinde başarılı olamam. Zaten ben bak beğenciyim. Bir ara ancak mavi, mor falan gibi ojeleri sürebilen kızların  başarılı birer moda blogger'ı olacağına dair araştırmamı gözler önüne sereceğim. işallah


Oturup kalktığında popoda çikolata bulaşmış olsa da guzel olurdu. Bulaşmayan çikolata oturağını ben napayım ey tasarımcı.




Elbisenin alt kısmı ne olursa olsun artık, kaç yazar..

Bu yıl, içinde olmak istediğim giysilerden. siyah-beyaz, öğrenci-ama diil havaları..


Kate Moss gizemi hala çözülemedi mesela...


Yine beğendiğimiz parçalardan..Gömlek, kemer, siyah kurdela şahane bence. Yok ben moda yorumlayamıyorum, ver şunu mesela Buse Terim'e nelerini yazar


Biraz abartmamışsınız cicişler? Anne durumun farkında gibi , nerden giydirdiler bizi böyle, bu kafamdaki taç ne hay allah kahretsin der gibi. Natalia Vodvoya halinden memnun bir ciciş. bence.


Marleyn küçükken


Dönüp dolaşıp moda fotogramiğine giriyorum, içinde olmak istediğim 3.

                                                      
                                                              yerim o tırnakları.


İşte yine elbise. Güzel demekten başka birşey gelmiyor aklıma. ne kadar sığım, yazık


kalemtraş bence icad edilmiş en güzel şeylerden, kalem olsam da açsa beni. kalemtraş

Pazartesi, Kasım 21, 2011

facebook kaybedenler kulubü volume1

özlü sözler ülkesiyiz. Değişen dünya düzeninde de, insanlar facebook'ta, twitter'da arkadaşına, karısına, sevgilisine, patronuna falan bir mesaj gönderme derdinde. Mesela biriyle iş konusunda tartışıyor, hemen statü güncelliyor. Sevgilisine kızıyor, gizli örtülü afili cümleciklerle kurulu mesajlar. Aç telefonu söyle, böyle böyle ben buna kızdım diye. He bu kadar çabayı, ne yazsam da şöyle otursa kalsa yerinde diyerek beyine harcatılan o dakikaları faydalı birşeye harcasa bu facebook kullanıcıları, Dünya'ya barış bile gelebilir. An itibariyle 773 milyon kişinin takip ettiğini düşünürsek...İşte bu insanların iç dünyasında neler oluyor da böyle oluyor araştırmamızı G.O.B.B.G (Gerizekalı Olmadan Bize Bir Görün) derneği olarak, sizin böyle şeyler yapmıyor oluşunuzu düşünerek sizle paylaşalım dedik. Arkalarından iş çeviriyoruz gibi oluyor ama neyse, bana da bir not yazarlar duvarlarından en çok en az. İşte herkesin kendisinden birşeyler bulabileceği, başucu facebook post'ları;


İnceleme sonucu :  Bunu şöyle okumayı deneyelim; '' Gerektiğinde, Gereksiz Gerekmediğinde Girebilir'' Uzun süre düşünülecek bir cümle olarak karşımıza çıkıyor ama düşünmesek daha iyi olabilir. Şimdi bunu yazan, hayatında bir takım gereksiz insanlar olduğuna karar vermiş, tahmin ediyorum ki bu iğrennç cümleye maruz kalan kişi, bunu yazan kişinin istediği bir şeyi yapmamış ve gereksiz statüsüne konulmuş hemen. yazık..Bununla da yetinmemiş, gidip bunu yazanın kankasına hakkında atıp tutmuş, sevgilisine fitne vermiş ki, bunu deneyimleyen mağdur kişi de uyarı mahiyetinde üstü kapalı bir mesaj göndermek istemiş. Daha az duyumcu şüphecilik daha çok empati öneriyoruz kendisine)




İnceleme Sonucu:  7 kişi bunu beğenmiş, yani aynı anda 7 kişi beni üzen üzülsün lan amk bana ne, koy dötüne ...falan gibi serzenişler etmekte. Kaybedenler düşünsün diyerek, kaybedenlerin kendilerinin kaybeden olduğunun bilmemesi ve bu negatif duyguların kendilerine facebook yoluyla iletilme hadisesi halen bir muamma..(daha az bilim paranormal activity daha çok şirinler öneriyoruz bu kullanıcımıza da)



 İnceleme Sonucu:  Bu da anlam veremediğimiz başka bir post çeşidi, bir sevinç hadisesini ancak bir ya da en fazla iki kişinin anlayacağı şekilde gizli lansmanının yapılması. Yani bunu gören ben, bön bön bakıyorum ancak, bu mu facebook demekten kendimizi alamadığımız bir çeşit, tedavisi yok gibi, devam.

En afillisini sona sakladım, Sözün bittiği yer. Yorumlar da ilginç, kendisiyle çeliştiğini söyleyen arkadaşına cevabı şakadan yapıştırmış, anlayana kankaaa...:



İşte bir diğer başucu facebook post'ları..seç seç yaz, mesajını ver manasında..Bunları da Derneğimizin başmüfettişi olarak görev alan Koordinaryus aynı anda bir zamanlar, Steve Jobs'a çok fena rakip olan ama sonradan aç ve aptal kalmayı tercih eden Efe MicroSystems'in kurucu ortağı A.E.Özkan üstadımız aydınlattı, olaylar zinciri böylelikle çözülmüş oldu..

SEVEN SEVER SEVMEYEN CEKER GİDER;BENİM DÜNYAM HER TÜRLÜ DÖNER...

Yalnız yaşayabileceğine ve kendine yetebileceğine inanan bu kullanıcımızı sözlerinin doğruluğunu teyit etmek üzere inceleme labaratuarımıza davet ettik. 1 hafta boyunca hiç kimseden yardım almadan yaşaması için gereken malzemeleri bırakarak kameralarımızın başına geçtik. Kısa bir süre Gülsüm adında bir bayanın ismini sayıklamaya başlayan kullanıcı, ben karımı özledim, çocuklarımı özledim. 5 gündür makarna menemen yemekten sıkıldım. Tamam o an kafam bozulmuştu öyle yazdım, ciddiye alınacak bir şey değil, çıkartın beni ailemin yanına gideyim şeklinde. Tepki gösterince test süresi dolmadan kendisini sevdiklerinin yanına uğurladık.

İnsanların da yan etkileri vardır;Bazıları başını döndürürken;Bazıları mideni bulandırır...

Eczacılık ve farmakoloji alanından esinlenen bu kullanıcımızı birileri kötü sinirlendirmiş olacak ki apar topar bu özlü sözü profilinde ilan etmek istemiş. Bu sözü beğenen 17 kişi ise muhtemelen “ay valla öyle geçen de birisi tansiyonumu düşürmüştü” “aaa doğru valla, aferin bak ne güzel söylemiş, çarpıntı yapan da var, ben biliyorum” gibi düşünüp hemen beğen işaretine tıklamışlar.

Kimsenin mecburi istikameti değilim...Kimsede benim çıkmaz sokağım değilll...

Tahminen minibüs şoförlüğü mesleğini icra eden bu özgür ruhlu şahıs içinde büyüttüğü bu liberal düşünceleri daha fazla saklayamamış ve facebooktaki tüm arkadaşlarına duyurmak istemiş. Farkına varmadan; aslında kimsenin mecburi istikameti olabilecek kadar derinlikli ilişkileri olmadığını, genelde yüzeysel “ne haber abi” modunda ilişkilere sahip olduğunu vurgulamış. Yazdığı bu cümleden çıkan bu ikincil anlamın farkında mı bilmiyoruz ama, kullanıcıya özgür ama yalnız yaşamında mutluluklar diliyoruz.


Herkes kendine iyi baksın. Bu cümleyi bir spiker çok kullanırdı ama kimdi hatırlamıyorum. Herkese birisine söylemek istediklerimizi facebook'tan twitter'dan söylemediğimiz bir Dünya diliyorum..kartpostallı, mektuplu zarflı, pullu, hatıra defterli günler bizlern olsun efenim.zeki müren kibarcıklığında